Bugüne kadar anlatmak isteyip de anlatamadığım, eski sitelerde anlatmış olsam bile yedek almadığım bir içerikten ve derdimden bahsedeceğim. Son günlerde bu meslek üzerine saçma sapan şeyler anlatsam da, sana karşı cesaretimi toplayıp anlatmak istediklerimi ve piyasadaki masallardan çok, ağır dram ve gerçeklerden bahsedeceğim.
Eğer saçmalıklarımı dinlemeye hazırsan, ben de gerçeklerimi sana anlatacağım. Burada sadece gerçekler değil, mesleğin kendisine bulaşmaktan neden korktuğumu ve niye yapmamak için savaştığımı acımasızca anlatmaya çalışacağım.
Eski Ben, Yeni Beni Sevmiyor
Dürüst olayım, ben ikisini de sevmiyorum. Bu iki benliğin bendeki etkisi çok kötü. Eski ben; "oyun yap, para kazan, çevre yap" gibi saçmalıklarla üzerime geliyor. Onu her seferinde pışpış edip evine göndersem bile belirli bir zaman sonra geri geliyor. Hem de en olmadık yerde. Çözüm ne, onu duymazdan gel demeyin, denendi. Sonuç yine baştan. Onu dinlemek de çözüm değil; sonuç, 100 kişinin bile oynamayacağı oyunlar olacak. Harbi bezdum da laz ağzına bağladım. Her ne kadar Laz olmasam bile.
Şimdi asıl mesele şu: Eski dönemlerde çok fazla öfkeleniyordum. İnsanlar benim projelerimi oynamadı, oynayanlar da öneri adı altında benden imkânsız şeyler istedi. Yapamadım ve yapamadığım her saniye insanlardan ve meslekten soğudum. Dürüst bir bilgi: Her başarısız projeden sonra site ve proje silme huyum, o lanet olası dönemden kalmadır. Bunu aşmaya çalışmak için AyhanHUB'ta kendime söz verdim: Asla silmek yok. De mi, SİLMEK YOK?
Diğer yeni ben ise o arafta. Gerçi o da beğenmediğim ben oluyor. Çelişki ama gerçek. Neyse... O yeni dönemde eski ben ile kavgalıyım. Ara ara gelir, işleri karıştırıp gider. Ula, çorba içmek istesem annemden isterdim. Şaka bir yana, kendimi seviyorum bre. Şu anki beni sevmiyor desem de içten içe onu besliyorum. Onun ne istediğini çözemedim; çözen olursa aşağıdaki yorumlarda buluşalım.
Burası yazının en masumane kısmıdır, sonraki kısımlarda işler karışıyor.
Yanlış Çevre, Yanlış Kişiler, Yanlış İşler
Açıkçası çoğu kişi "çalışırsan olur" diyerek beni pohpohladı. Ben de onlara inandım. Derdim de şu: Benim öyle bir çevrem yoktu ki. Çevrem dediğim, bu işten anlayanların büyük kısmı; doğru yolu göstermeye çalışanları dışarıda tutacağım. Onlarla derdim yok, onlar sayesinde öğrendiğim şeyler de vardı ama o lanet olasıcalara geçeceğim.
Bu tipsizler gibilerden şeytan görmüş gibi kaçın.
- Bir oyun neredeyse bitmişti, %100 idi. O oyunu oynatıp öneri isteyecektim. Onu adam yerine koyduğum kişi oyunu oynadı ama "nesneler eşit olmamış" dedi. Ben de ona "yardım eder misin?" dedim diye adam önce beni engelledi. Sonra sosyal medyada konuşmayı sızdırdı. Oyunu sızdırmamış olması, şu anki tek kazancım.
- Bir oyun grubunda insanlar oyunumu görünce "Ayhan, oyunlarını 10 kişi oynayacak" dedi. Bu, cidden hatırladıkça kanıma dokunuyor. İstatistikleri gördükçe de sinirime. İkisi de beter şeyler ama cümle olarak aşağılanmak, bak bu daha beter. Diğerini hazmeder geçersin ama bu yok, olmuyor bre.
- Akrabalar geldiğinde "oyun üretiyorum" dediğimde, bu hayatımın en büyük hatası oluyor. Sürekli her akrabanın fikrini savuşturmak ve onların fikirlerini yok saymam gerekiyor.
- Tabii zamanında benim de eşekliğim oldu. Öneri veren herkesin önerisini beğenmeyip postalamıştım. Galiba karma gerçekten var. Ne yaşattıysam onu yaşadım.
Örnekler çoğaltılabilir ama gerek yok. Yukarıdakileri sineye çekerim, çekmesine de aşağıdakileri çekemiyorum.
Ben aslında yeteneksiz falan değildim. Bir inadın kurbanı oldum: Sürekli 2D özgün oyunlar yapmanın inadı. Bu meslekte beni görünmezle ödüllendirdi. Steam'a oyun çıkarmadım diye pişman değilim ama bugüne kadar ürettiğim o saçmalıkları, telif atmayan fan projelerine yakıt yapsaydım, şu an çok fazla kitlem ve adam akıllı oyunum olurdu. Bugün gibi abuk sabuk yerlerden ve sitelerden oyun toplamamış olurdum. Burası acı ama gerçek bre. Koymuyor diyemem, feci koyuyor bre. Yine de fan oyunları konusundaki acıtan kısım şu: Özgün oyunla uğraştığım süre zarfında 2-3 fan oyunu çıkartıp az bile olsa isim yapardım. Bu yüzden emeğime üzülüyorum.
Kredi Bitti
Benim de bu mesleğe karşı kredim bitti. Sevgisi kalmadı (sözde). Yapmayacağım (direniyor) ve o bataklığa (girerse kaybedecek) bulaşmamak için uğraşıyorum (beceremeyecek). Yine de her şeye rağmen bu eski mesleği kabuğunda uyutmak istemiyorum (istiyor ama kendine yalan söylüyor). O mesleğin içinden gelen birisi olarak gençlerin yanmasını istemiyorum. Açıkçası onlar bu sefer şanslı olmayabilir.
Piyasadaki masallara karnım tok. Tek tabanca oyun geliştirme meselesi de kâğıt üzerinde riskli ve gereksiz. LLM'ler mesleği paspas etti. Mesleğin helvası ne zaman? diye sormadan edemiyorum. Bugüne kadar kaçırdığım fırsatları dizeyim:
Müzisyen olma fırsatı => Kaçırıldı Kodlama dili öğrenme => Kaçırıldı Dizi yazımı => Kaçırıldı
Bunlara rağmen piyasadan beklentim yok. O yüzden bu yazı, bırakma vedasından çok kendime bir anekdottur.
Piyasa Gençleri Kandırıyor
Bunu ele almazsam içimde şişe şişe patlayacak. Salayım gari. (Gari, Kayseri ağzı) Şaka bir yana, sosyal medyada gördüğüm çoğu içerik, gençlerin geleceğini çalmak için konmuş birer saçmalık abidesidir. Aşağıda örneklerle anlatacağım ve neden tuzak olduğunu anlamış olacaksın zaten.
- Tuzak 1: Oyun yapmak bedava. Özellikle bunu başa sapladım. Bu her izletide karşıma çıkıyor. Oyun yapmak bedava ama sürdürülebilirlik onunla hemfikir değil. Tek bir alandan çürüteyim: Kazanç. Para harcamazsan kazanamazsın; gerçi harcayan da kazanamıyor.
- Tuzak 2: X kişisi tek başına yaptı. Po po po (Eyvah, eyvah), bu saçmalık. Kimse tek başına oyun yapamaz diyemem, istisna var ama her istisna herkese göre değil. Seni seven insanları yıpratmamalısın. İnan değmez, git zanaat öğren, bu daha iyi.
- Tuzak 3: X türü çok kazandırıyor. Ne? Bunu her gördüğümde ağzımdan çıkan kelime o oluyor. Piyasada niş tür kalmadı, herkes her türü çiğ çiğ yedi bitirdi. O yüzden KAÇ!
- Tuzak 4: Çok kalmadı ALLAH'tan. X saatte oyun yapmak ve X oyununu yaptım. Iy, hangisi beter? İkisi de birbirinden beter. İlki, insanların kafasını karıştırmak için ideal. Diğeri, telif nedir bilmeyenler için önerilen riskli bir yöntem. Ay, kaçın bundan.
Tamam, dozajı kaçırdım ama gerçeklerle konuşayım. Arkadaşlar, piyasa artık arz-talep dengesini bozdu. Oyun yapan çok ama oyun oynayan az. Daha doğrusu şu: Popüler 10 oyun dışındaki oyun geliştiricilere ALLAH sabır versin. Piyasa kurtlar sofrası. Her kurt çok aç, hayatta kalmaya çalışın.
Önerilerim
Gerçekçi önerim şu: Madem bu bataklığa gireceksin, o zaman aşağıdakileri dene.
- 1 ya da 2 ay içinde LLM ile oyun üret ve hâlâ içindeki ateş sönmüyorsa sonrakine geç.
- Blender gibi 3D alanlarda modelleme öğren. Baktın hâlâ içindeki ateş sönmüyor...
- Oyun motoru seç ve algoritma nedir, git adam akıllı uzmanından öğren. İnternetteki bebeleri salla, onlardan hiçbir şey öğrenemezsin. Öğreneceğin tek şey ezberlenmiş kod olur. Zaten onu LLM yapıyor.
- Para ve çevre yapmadan oyun çıkarma. O yüzden babanın yanında mı çalışırsın, bir kişinin yanında mı? Bilemem ama parasız ve çevresiz girişilmez.
- Steam'a gireceksen 100$'ı hemen yatırma. Biliyorum, çok istiyorsun ama acele etme. Önce çevreni ve paranı genişlet, sonra dal.
Bitirirken
Çok boş yaptım ama içimdekini susturamadım. İdare edin. Bugünlük benden bu kadar.

