Wang;
Etsuko;
- Wang, baban öldüğü için şirkete yeni varis ataması gerekiyor. Sizin yaşadığınızı gördükten sonra araştırmaya başladık. Araştırmala...
Wang;
- Kısa kes, sadede gel. Uzun uzun nutuk çekme. İşimiz var diyorum. Neyini anlamıyorsun?
Etsuko'nun gözünden yaşlar dökülürcesine;
- Şirketin varisi yok Wang! Siz neden laftan anlamıyorsunuz? Sizi almaya geleceğiz. Neredesiniz?
Wang;
Telefonu suratına kapatır ve Taiyou'ya bakarak;
- Şu dol israflarının para kaynağını kesmemiz gerekiyor. Bunu da en iyi kim sağlıyor dersin?
Taiyou;
- Bizi Isekai'ye atan kimse o kişidir diye düşünüyorum. Wanyan Corpe'yi almak istediğim için ayaklarıma paspas edeceklerdi. Demek ki dertleri para değil. Wang, dertleri güçlü ve zekileri ortadan kaldırmak gibi görünüyor.
Taiyou yürüyerek şirketin içine girer;
- Bu şirketi kendi paramla ve annemin birikimiyle kurdum. Şirketim klasik Japon firmalarından ziyade Batı stilinde yapıldı. Şirket 4 katlı ve benim odam 4. katta.
Wang ağzı açık şekilde etrafına bakarak yürür. Bunu gören Taiyou;
- Asıl şoku odama sakla. Bu daha başlangıç.
Wang yürürken;
- Taiyou, sen bu şirketi bu şekilde büyüttün. Benim şirketimin kurulumu tamamen Eski Isekai Uzmanları tarafından fonlanıyor. Babam, ruhu karşılığında şirketi sattı. Ben bunu öğrenip ailemi uyarmak için çabalarken kendimi Isekai'de buldum.
Taiyou durur ve;
- Bu şimdi mi söylenir? Japonya'yı karıştıran kişinin seni uyutan kişi olduğunu bile bile. Annen ve baban ne durumda?
Wang;
- BİLMİYORUM! BİLMEK DE İSTEMİYORUM!
Taiyou;
- Sonraki gün bununla uğraşacağız. Şimdi şu sosyopat ve psikopatı durdurmak zorundayız. Senden istediğim şeyler var.
Taiyou içinden;
- Deli, bunlar hep delirmiş.
Taiyou'nun odasına asansörle çıkarlar ve odaya geldiklerinde Wang gözlerinden yaşlar gelerek;
- Özür dilerim, ailemin başına gelecekleri hesaplamaya çalış.
Taiyou lafı keserek;
- Benden ÖZÜR DİLEME! Kaybolmanın sebebi tek suçlu gibi de davranma. Sülalen baş belası, Wang. Eğer güçlü bir şirketseniz o şekilde davranın. Eğer polisler bu işi eşelerse sadece Isekai değil, seni de yakarlar.
Wang sessizleşir.
Aynı saatlerde Aimi arabayla kaçmaya başlar. Başka polis grubu onun peşindedir ve onlar;
- DUR! GÜÇ KULLANDIRTMA BİZE!
Aimi;
Daha çok gaza basar ve;
- DEMEK HIZ YAPMAK BÖYLE HİSSETTİRİYORMUŞ! İNSANLAR, DEMEK HIZA DÜŞKÜNSE SEBEBİ BU!
Arabayı boş bir arsaya doğru sürer ve;
- HIZ! DÖNÜŞLÜ YERLER NEDEN VAR?
Sonra gazı daha da kökler ve direksiyonu iyice kavrayınca;
- DEMEK ÖLÜMLE BURUN BURUNA OLMAK BÖYLE HİSSETTİRİYOR!
Çok geçmeden bir arsaya gelince benzine bakar ve;
- LANET OLASICA! SİZİN BU ARAÇLAR NEDEN EĞLENCEMİ BOZUYOR? ŞİMDİ İKİ SAAT ARABA MI ARAYACAĞIM? GÜNDE 2 KEZ DÖNÜŞEBİLİYORUM! 3. KEZ DENERSEM ÖLÜRÜM!
Her tarafa bakarak araba aramaya başlarken önlerine başka bir polis grubu çıkar.
Aracı yavaşlatıyor gibi yapar ve tam onlar araçtan inerken o araçlara çarparak kaza yapar. Aimi yara alarak kurtulur ve;
Sonra sekerek koşar, öndeki bir kamyonu görünce;
- Bu ironi, eğer gerçek ise. KOŞ!
Ona biner ve kamyonla oradan uzaklaşır.
O sırada Takimonji'de. Wang;
Taiyou;
- Önce şu saplantılıyı durduracağız. Sonra senin şirketi ortadan kaldırmamız gerekiyor. Tabii Kamyonet-kun, deli gibi ülkeyi birbirine katmaktan bize sıra gelirse.
Wang;
Taiyou;
- Sessizleşip otur bir köşede. Ağlaman için en doğru zaman. AĞLA!
Aynı saatlerde Wanyan Corpe'de. Şirketten bahsedeyim: Kore mitolojilerinden kopma ve uzaktan bakınca tam bir tapınak edasıyla şekillendirilmiştir.
Etsuko tek başına ve gözyaşları içerisinde, çalışma odasında. İçinden;
- Taiyou denen elemanı ortadan kaldırmam lazımdı. Zamanında onunla insan gibi konuşmayı denedim. Kendisi kibirli.
Sol eliyle gözyaşını silerek içinden;
- Seni durduramıyorum. Artık birileri Xia Kilisesi'ne uçursun şu haberleri. Tek başıma savaşamıyorum. Dedikoduculardan birisi burada mı acaba?
Ayağa kalkar ve dışarıya çıkar;
- LANET OLASICA TAIYOU BAKA!
Dedikoduculardan birisi gelir ve eğilerek;
- Prenses Etsuko! Aimi Japonya'da suçlu konumda. Bir şeyler yapmamız gerekiyor. Eğer o yakalanırsa hepimizi ifşa edebilir.
Etsuko;
- Pekâlâ, o zaman plan değiştiriyoruz. Aimi'nin hapse gitmediğinden emin ol.
O dedikoducu;
- Sanmam, prensesim. Taiyou burada, nefes aldırmaz.
Etsuko onun yanına yaklaşır ve sağ ayağıyla burnuna tekmeyi basarak kişiyi yere serer;
- NE DEMEK İŞE YARAMAZ? GİT, O ELEMANI ORTADAN KALDIR!
O eleman koşarak Aimi'nin yanına gider.
Aynı dakikalarda Taiyou içinden;
- Demek insan formundasın. Seninle uğraşmak keyifli olacak. Sana söylemediğim bir açığın daha var. Hem de hacker'lar için tam şenlik.
Kodları girerken birinci engelle karşılaşır.
- Demek ilk kodum engellendi. Tamam!
İkinci kez denerken bir açık daha keşfeder.
- O olmazsa son kozum var. Xia Kilisesi'ne mesaj uçmasını engelleyen fonksiyon ile senin hız yapma bayrağını karıştıran bir açık var. Bu ne demek?
Sonra dışından;
Wang gözyaşını siler ve yanına gelerek;
- XIA KİLİSESİ. Benim soy adımdaki Xiamong ile bağlantılı. Ben koymuştum adını. Aimi'yi tanımam etmem ama babam o alanı şirketin batışı gibi olaylarda fonların akmasını sağlamak için yaptırdı.
Taiyou;
- Sadede gel. Derdi ne bunların?
Wang;
Taiyou son kodu girince;
Aynı zamanda Aimi kendini kötü hisseder ve kamyondan iner. Açıktaki koddan sadece bayrağı silmek ve yerine yer tutucu ile değiştirir. Kusarak oraya yığılır. Polisler o kızı alarak hastaneye götürürler. Hastanede kendine gelince hapishaneye götürülür.
Xia Kilisesi'ne doğru Etsuko gider ve oradaki insanlar yüzlerini göstermek yerine maske takmaktalar.
Etsuko;
- Patron baba, Aimi kardeşim yakalandı.
Patron;
- Dedikoducuların becereksizliği, Aimi'nin salaklığı sınırı aştı. Onun hapiste çürümesine izin veremeyiz. Onun konuşması demek, bizim sonumuz gelir demek Etsuko prensesi.
Etsuko;
- Patron baba, ne yapacağız?
16. BÖLÜM SONU